Bir Bilgisayarda Harddisk Olmazsa Ne Olur?
Bugün sabah, Kayseri’nin soğuk sabahına uyanırken içimde bir huzursuzluk vardı. Yağmur henüz başlamamıştı ama hava, her an yağacakmış gibi gergindi. Yatakta, mavi battaniyenin altına gömülüp, bilgisayarımı açtım. Ama tuhaf bir şey oldu. Ekranda sadece boş bir ekran, “Hata!” yazısı beliriverdi. O an, bilgisayarın içinde bir şeylerin eksik olduğunu fark ettim; bir şey vardı ama o yoktu. Harddiskim!
O an, bu kadar basit bir teknolojik aksaklığın beni nasıl etkilediğini hiç beklemiyordum. Bilgisayarın ekranında beklerken, birden beynimde bir ışık yandı. “Bir bilgisayarın harddiski olmasa ne olur?” sorusu kafamda yankılandı. O an, bir bilgisayara sadece teknik gözle bakmadığımı fark ettim. Bu, bir araçtan fazlasıydı; bana ait anıların, düşüncelerin, yarının umutlarının saklandığı bir dünya, bir kimlik gibiydi. Ama şimdi o yoktu.
—
Hayatımın Anılarını Kaybetmek
Bir bilgisayar, bir insanın dijital hafızası gibidir. Özellikle ben, Kayseri gibi küçük bir şehirde yaşayan, büyük hayalleri olan bir gencim. Bilgisayarımda yazdığım tüm hikâyeler, günlüğümdeki eski satırlar, birikmiş projelerim ve belki de hayatımın en önemli anları yer alıyordu. Yılardır, bilgisayarım bana sadece işte bir yardımcı değil, aynı zamanda beni anlayan bir dost olmuştu. Artık o dostumdan ayrılmak zorundaydım.
Harddisk olmadan ne olur? Benim için bu, adeta bir kayıp olur. O küçük, metal kutunun içinde yıllarca biriktirdiğim düşüncelerim, yazılarım ve rüyalarım yoktu. Her şey silinmişti. Her şey kaybolmuştu. Geçmişim, birden yok olmuştu.
Bir zamanlar bilgisayarımın ekranında duran, okuduğum kitaplardan alıntılar, yazdığım blog yazıları, biraz da bolca gençlik hayalinin izleri olan notlar birer birer kaybolmuştu. O an, hayatımın ne kadar dijitalleştiğini fark ettim. Her anım, bir dokunuşla kaybolabilir. Gerçekten de bu kadar hassas bir sistemde, harddisk olmadan her şey yok olurdu.
—
Kaybolan Bir Gelecek
Beni en çok korkutan şey belki de bu kaybolan gelecekti. O kadar çok şey yazmıştım ki… Gelecekte bir gün, “İlk blog yazımı yazdığımda ne düşünüyordum?” diye hatırlamak istiyordum. Bu yazılar belki hiç bir zaman gerçek olmayacaktı ama benim için hepsi birer hatıra, birer izdi. Bunu anlatmak istemiyorum çünkü duygusal olmak istemiyorum, ama biliyorum, o an gerçekten çok üzülmüştüm. Bilgisayarımın ekranına bir türlü dokunamıyordum.
Kayseri’deki insanlar, teknoloji hakkında çok fazla konuşmazlar. Çoğu zaman eski yöntemlerle işleri halletmeye çalışırız. Ancak, kendi hayatımda bilgisayar her zaman bir tutku oldu. Bir tür bağ kurdum. Bilgisayarımda sakladığım her şey, aslında kim olduğumun bir parçasıydı. Artık bir harddisk olmadan her şey silinmişti. Silinmişti çünkü ben bu makineleri sadece araç olarak kullanmamıştım. Onlar benim, kişisel dünyamı taşıyan birer hazinedi.
—
Tekrar Başlamak
Yavaşça bilgisayarımın başına geçtim. Yeni bir harddisk almak, eski anıların kaybolduğu bir dünyaya yeniden başlamak gibiydi. Bu, bazen can sıkıcı, bazen de heyecan verici bir şeydi. Yeni bir başlangıç, eskiyi geride bırakma cesaretiydi. İçimde biraz da olsa, hafif bir umut vardı. Belki de bu yeni başlangıç, geçmişimle barışmamı sağlayacaktı.
O gün, Kayseri’nin soğuk sabahında, harddiskim yoktu. Ama yine de bir şeyler yapabilirdim. Yeni bir bilgisayar alarak, yazmaya devam edebilirdim. O eski yazılarım belki kaybolmuştu, ama yeni yazılar belki daha da güçlü olacaktı. Zaten hayat da böyle değil miydi? Hiçbir şeyin kesinliği yoktu. Yaşadığımız her an, kendine özel bir anıdır ve bir şekilde, kaybolan her şeyin yerini yeni bir şey alır. Harddisk olmadan ne olur? Belki de insan, kaybettiği her şeyin ardından bir şeyler daha kazanır.
—
Sonuçta: Bir Harddiskten Fazlası
Teknolojik bir aksaklıkla karşılaştığımda fark ettim ki, bir bilgisayarın içinde kaybolan tek şey dosyalar, fotoğraflar ya da yazılar değildi. Bir bilgisayar olmadan, insanın dünyasındaki küçük anları ve hayalleri birleştiren bir yapı da kayboluyordu. Bu kayıp, hayatın bazen nasıl fragmanlara dönüşebileceğini gösterdi bana. Ama şunu da öğrendim; kaybolan bir şey olsa da, insan her zaman bir yolunu bulur. Çünkü duygular, hayaller ve anılar, en güvenli harddiskte bile kaybolmaz; onlar hep bir şekilde kalır.
Benim için bir bilgisayarda harddisk olmadan hayatta kalmak, yeniliklere kucak açmaktı. Bilgisayarımın başına geçip yeni bir harddisk aldım. Belki eski anılarım yoktu ama şimdi yeni hayallerim vardı.