Güreşte Para Var mı? Öğrenmenin Dönüştürücü Gücüyle Sporu Yeniden Düşünmek Bir eğitimci olarak her zaman şunu söylerim: Öğrenmek yalnızca bilgi edinmek değildir; insanın kendini ve dünyayı yeniden inşa etme sürecidir. Her yeni deneyim, zihnimizin sınırlarını biraz daha genişletir. Peki, “Güreşte para var mı?” sorusu, yalnızca bir gelir merakı mı, yoksa öğrenme, emek ve dönüşümün ekonomik karşılığını sorgulamak mı? Bu soruyu pedagojik bir mercekten incelediğimizde, yalnızca sporun finansal boyutunu değil; aynı zamanda öğrenme süreçlerinin bireysel ve toplumsal etkilerini de görürüz. Çünkü güreş, sadece bir mücadele değil, bir öğrenme yolculuğudur — bedeni, zihni ve karakteri eğiten bir okul gibidir. Öğrenme Teorileri Işığında…
8 YorumKategori: Makaleler
Güneş-Dil Teorisi Amacı Nedir? Öğrenmenin Işığında Bir Keşif Eğitim bir yolculuktur; her öğrenme deneyimi insanın kendini ve dünyayı yeniden anlamlandırma çabasıdır. Bu yolculukta kimi zaman bilgi bir güneş gibi parlayarak karanlıkları aydınlatır. Öğrenmenin dönüştürücü gücü, insanın sadece bilgi edinmesini değil, aynı zamanda kimliğini ve kültürünü yeniden inşa etmesini sağlar. İşte tam da bu noktada, Türk düşünce tarihinin ilginç sayfalarından biri olan Güneş-Dil Teorisi karşımıza çıkar. Güneş-Dil Teorisi Nedir? Güneş-Dil Teorisi, 1930’lu yıllarda ortaya atılmış bir dil kuramıdır. Temel iddiası, dünyadaki tüm dillerin kökeninin Türkçe olduğu yönündedir. Bu teoriye göre Türkçe, ilk insanın doğrudan doğayla kurduğu iletişimin bir ürünü olarak, “güneş”in…
8 YorumGrönroos Modeli: Toplumsal Yapıların ve Bireylerin Etkileşimini Anlamaya Çalışan Bir Sosyolojik Perspektif Toplumlar, binlerce yıllık evrimsel süreçlerin sonucunda şekillenmiş karmaşık yapılar ve bu yapılar içinde bireylerin rolü de zaman içinde derin bir şekilde biçimlenmiştir. Toplumsal normlar, kültürel pratikler ve cinsiyet rolleri gibi dinamikler, bireylerin ve grupların nasıl etkileşime girdiğini, birbirleriyle nasıl bağ kurduklarını ve toplumsal yapının genel işleyişini büyük ölçüde şekillendirir. Bir sosyolog olarak, her bireyin kendine özgü bir bakış açısına sahip olduğunu kabul etmekle birlikte, toplumsal yapıların bu bakış açılarındaki benzerlikleri nasıl şekillendirdiğini anlamaya çalışıyorum. Bugün sizlere, bu toplumsal etkileşimleri ve yapıları anlamada oldukça faydalı bir araç olan Grönroos…
12 YorumKapitalizasyon Faiz Oranı Nedir? Ekonomik Bir Merakla Temelden Zirveye Bazı kavramlar vardır ki kulağa karmaşık gelir ama aslında hayatımızın tam ortasındadır. “Kapitalizasyon faiz oranı” da bunlardan biri. İlk duyduğumuzda belki biraz teknik, belki de sadece finans profesyonellerinin ilgilendiği bir konu gibi gelebilir. Oysa ki, yatırım yaparken, gayrimenkul değerini hesaplarken ya da bir işletmenin piyasa değerini anlamaya çalışırken bu kavram karşımıza çıkar. Peki gerçekten kapitalizasyon faiz oranı ne demek? Gelin, bilimsel bir merakla ama anlaşılır bir dille bu kavramın derinliklerine inelim. Kapitalizasyon Faiz Oranı: Tanım ve Temel Mantık Kapitalizasyon faiz oranı, bir yatırımın yıllık getirisi ile bu yatırımın toplam değeri arasındaki…
6 YorumKanunuevvel Ateş Ocağı Ne Demek? Farklı Bakış Açılarıyla Derinlemesine Bir Yorum Tarihe ve kültüre meraklı biri olarak, eski kelimelerin ardındaki anlamları keşfetmeyi çok seviyorum. Hele ki bir terim, hem geçmişle bugünü buluşturuyor hem de insanların hayatına farklı yönlerden dokunuyorsa… Bugün size tam da böyle bir kavramdan söz etmek istiyorum: “Kanunuevvel Ateş Ocağı”. Bu terim ilk duyulduğunda gizemli, hatta biraz romantik gelebilir. Peki gerçekten ne anlama geliyor? Hadi birlikte farklı bakış açılarıyla bu kavramın derinliklerine inelim. Kanunuevvel ve Ateş Ocağı: Kelimelerin Kökeninde Bir Yolculuk Önce kelimeleri anlamakla başlayalım. “Kanunuevvel”, Osmanlı döneminde Arapça kökenli bir takvim terimidir ve günümüz takviminde Aralık ayı…
12 YorumZengin Gettolar: Lüksün ve Ayrışmanın Çelişkili Yüzü Günümüz şehirlerinde, “zengin getto” terimi, lüks yaşam alanlarıyla çevrili, ancak toplumsal ve kültürel açıdan homojen yapılarla tanımlanan mahalleleri ifade eder. Bu kavram, geleneksel getto anlayışından farklı olarak, ekonomik açıdan varlıklı bireylerin oluşturduğu, ancak sosyal izolasyon ve sınıfsal ayrışmanın hâlâ belirgin olduğu yerleşim alanlarını tanımlar. Tarihsel Arka Plan ve Kavramın Evrimi “Getto” kelimesi, ilk kez 1516 yılında Venedik’te Yahudi nüfusunun zorla yerleştirildiği mahalle için kullanılmıştır. Kelime, İtalyanca “getto” (fonderia) kelimesinden türetilmiştir ve “dökümhane” anlamına gelir. Bu uygulama, Orta Çağ’da Avrupa’da Yahudilerin sosyal ve ekonomik izolasyonunu simgeliyordu. Zamanla, getto kavramı, belirli etnik veya dini grupların…
8 YorumKan Davası Kime Ait? Geleceğin Toplumsal Hafızasında Kan ve Adaletin İzleri Dürüst olalım: “Kan davası kime ait?” sorusu, bugün kulağa eski zamanların, unutulmuş feodal alışkanlıklarının bir kalıntısı gibi gelebilir. Fakat biraz durup düşününce, bu sorunun aslında adalet, aidiyet, intikam ve toplumsal dönüşüm gibi geleceğimizi şekillendirecek kavramlara doğrudan dokunduğunu fark ederiz. Bu yazıda, geçmişin bir gölgesi gibi duran “kan davası” kavramını, geleceğin olası senaryoları üzerinden birlikte tartışalım. Belki de bu kadim mesele, yarının dünyasında bambaşka biçimlerde karşımıza çıkacak. — Kan Davası: Edebiyatın ve Gerçekliğin Kesişiminde Bir Soru “Kan davası” dendiğinde akla ilk gelen eser, Türk edebiyatının güçlü kalemlerinden Reşat Nuri Güntekin’in…
10 YorumDilin Zamansız Tanıkları: Sıfat Çeşitleri Nelerdir? Bir tarihçi olarak geçmişin izlerini sürerken, kelimelerin yalnızca anlam taşıyıcısı olmadığını; aynı zamanda bir dönemin düşünme biçimini, duygusunu ve değer sistemini de yansıttığını görürüm. Dil, insanlığın belleğidir. Her kelime, her ek, her sıfat; bir çağın toplumsal yapısının küçük bir aynasıdır. Sıfatlar, bu aynanın en renkli ve derin katmanlarını oluşturur. Çünkü onlar, insanın dünyayı niteleme, sınıflandırma ve anlamlandırma biçimidir. Bu yazıda, “Sıfat çeşitleri nelerdir?” sorusuna yalnızca dilbilgisel bir yanıt değil, aynı zamanda tarihsel ve toplumsal bir perspektif sunacağız. Dilin Tarihsel Hafızası: Niteleme ve Belirtme Arasındaki İnce Çizgi Tarihin erken dönemlerinden itibaren insanlar nesneleri ve insanları…
12 YorumKamu Düzeninin Yeni Unsurları Nelerdir? Toplumsal Değişimin Nabzını Tutmak Toplumların düzeni, sadece yasalarla değil, o yasaların ruhunu şekillendiren değerlerle, anlayışlarla ve çağın getirdiği yeni dinamiklerle belirlenir. Ben, farklı bakış açılarını tartışmayı seven biri olarak, “kamu düzeni” kavramının artık klasik tanımlarla açıklanamayacak kadar genişlediğini düşünüyorum. Gelin birlikte bakalım: kamu düzeninin yeni unsurları neler olabilir, kim nasıl bakıyor, hangi noktada buluşabiliyoruz? Kamu Düzeninin Klasik Çerçevesi: Devletin Temel Dengesini Koruma Kamu düzeni, uzun yıllar boyunca “toplumun güvenliği, sağlığı, huzuru ve genel ahlakı” korumakla ilişkilendirildi. Devletin varlık nedeni olarak görülen bu kavram, bireysel özgürlüklerle kamusal çıkar arasında bir denge noktası oluşturuyordu. Ancak dijitalleşme, toplumsal…
12 YorumSeferber Eden Ne Demek? Psikolojinin Derin Katmanlarında Bir Yolculuk Bir psikolog olarak, insan davranışlarının arkasındaki görünmez güçleri anlamaya çalışırken sık sık şu soruyla karşılaşırım: “Bizi harekete geçiren şey nedir?” Bu sorunun cevabı bazen bir duyguda, bazen bir düşüncede, bazen de bir inançta gizlidir. İşte tam da bu noktada, “seferber eden” kavramı devreye girer. Peki, seferber eden ne demek? Sadece askeri bir terimden mi ibarettir, yoksa insan psikolojisinin derinliklerine kadar uzanan bir anlam katmanı mı taşır? Bu yazıda, bu kavramı bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji merceklerinden inceleyerek, iç dünyamızda bizi “seferber eden” dinamikleri keşfedeceğiz. — Seferber Etmek: Psikolojik Bir Başlangıç Noktası…
Yorum Bırak