PTT Gerçek Kişi Nedir? — Ekonomik Perspektiften Bir Analiz Ekonomist gözüyle baktığımızda, her kavramın arkasında bir kaynak dağılımı, bir tercih ve bir fırsat maliyeti vardır. “PTT gerçek kişi nedir?” sorusu da yalnızca idari bir tanım değil, ekonomik davranışın özüne dair bir sorudur. Çünkü ekonomik sistemlerde her gerçek kişi, karar alabilen, tercih yapabilen, kaynak kullanan ve toplumsal refahı etkileyen bir aktördür. Bir ekonomist, sınırlı kaynaklar ve sonsuz ihtiyaçlar denkleminde “gerçek kişi” kavramını, üretim ve tüketim dengesinin öznesi olarak görür. PTT’nin bu kavramı nasıl tanımladığı, sadece bürokratik bir ayrım değil, aynı zamanda kamu ekonomisinin bireyle kurduğu ilişkinin yansımasıdır. PTT Gerçek Kişi Nedir?…
Yorum BırakGünlük Keşifler Yazılar
Güllü Nasıl Ünlü Oldu? Antropolojik Bir Bakış Kültürler, insanlığın en derin ve en ilginç özelliklerinden biridir. İnsanlar, yaşadıkları coğrafyalara, tarihsel süreçlerine ve toplumsal yapılarlarına göre farklı kimlikler ve değerler oluştururlar. Her bir kültür, semboller, ritüeller ve sosyal yapılarla şekillenir. Bir antropolog olarak, farklı kültürel deneyimlerin birbirine nasıl dokunduğunu ve bireylerin toplumsal yapılar içinde nasıl bir yer edindiğini anlamak, bizi insan olmanın özüne doğru yönlendirir. Bugün ise, popüler bir kültür figürü olan Güllü’nün nasıl ünlü olduğunu, bu farklı kültürel ve toplumsal faktörler çerçevesinde inceleyeceğiz. Ritüeller ve Toplumsal Kabul: Güllü’nün Yükselişi Güllü, Türk müziğinde önemli bir figürdür ve özellikle 1980’lerin sonlarından itibaren…
Yorum BırakHalkalı – Kapıkule arası kaç kilometre? Sınırları aşan bir mesafenin anlamı Bazı sorular vardır ki cevabı bir rakamla başlar ama hikâyesi çok daha derinlere uzanır. “Halkalı – Kapıkule arası kaç kilometre?” sorusu da onlardan biri. Sadece iki nokta arasındaki mesafeyi değil, Türkiye’nin Avrupa’ya açılan kapısını, kültürlerin kesiştiği bir yolu ve modern dünyada ulaşımın ne kadar dönüştürücü olabileceğini anlatır. Gelin, birlikte bu mesafenin ardındaki çok katmanlı hikâyeyi keşfedelim. Temel bilgi: Halkalı – Kapıkule arası yaklaşık 229 km İstanbul’un batısında yer alan Halkalı ile Türkiye’nin Avrupa’ya açılan en önemli kara geçiş noktası Kapıkule Sınır Kapısı arasındaki mesafe kara yoluyla ortalama 229 kilometre.…
Yorum BırakBabüssade Ne Demek? Tarih, Anlam ve Farklı Bakış Açılarıyla Derinlemesine Bir Yolculuk Bazı kelimeler vardır ki, yalnızca bir tanım değil; bir dönemin ruhunu, bir kültürün hafızasını ve insanlığın ortak mirasını taşır. “Babüssade” de bu kelimelerden biri. İlk duyulduğunda kulağa eski bir Osmanlı terimi gibi gelir ama aslında içinde çok daha fazlasını barındırır. Gel, bugün bu kadim kelimenin anlamını sadece sözlükten okumakla kalmayalım; farklı bakış açılarının merceğinden de geçirelim. Çünkü bir kelimeye dair en doğru fikir, onu çeşitli perspektiflerden değerlendirdiğimizde ortaya çıkar. Babüssade Ne Anlama Gelir? “Babüssade” Arapça kökenli bir kelimedir ve “bâb” (kapı) ile “sa‘âde” (mutluluk, saadet) kelimelerinin birleşiminden oluşur.…
8 YorumGöz Doktoru Hangi Ameliyatları Yapar? Öğrenmenin Işığında Görmenin Anatomisi Bir eğitimci olarak hep şunu düşünürüm: öğrenmek, yalnızca bilgi edinmek değil; bakış açısını değiştirmektir. İnsan, bir şeyi öğrendiğinde yalnızca gözleriyle değil, zihniyle de görmeye başlar. Göz doktorlarının yaptığı ameliyatları öğrenmek, tıbbî bir merakın ötesinde; insanın görme olgusunu, algı dünyasını ve öğrenmenin kendisini anlaması için bir fırsattır. Çünkü görmek, öğrenmenin en güçlü metaforudur — “anlamak” da çoğu zaman “görmek” fiiliyle anlatılır. Bu yazıda, göz doktorlarının yaptığı ameliyatları yalnızca tıbbi süreçler olarak değil; öğrenme teorileri ve pedagojik yaklaşımlar çerçevesinde bir keşif yolculuğu olarak ele alacağız. — Görmek Üzerine Öğrenmek: Pedagojik Bir Giriş Her…
6 YorumGörsel Tanıma Nasıl Yapılır? Bilgisayarın Görmeyi Öğrendiği Yolculuk İnsan gözü, saniyeler içinde bir yüzü tanır, bir objeyi ayırt eder, hatta bir duyguyu hissedebilir. Peki ya makineler? Görsel tanıma (image recognition), insan beyninin görsel algılama sürecini bilgisayarlara öğretme çabası olarak tanımlanabilir. Bu teknoloji, yalnızca teknik bir ilerleme değil, insanın “görme” yetisini anlamlandırma girişiminin dijital çağdaki karşılığıdır. Tarihsel Arka Plan: Görmeyi Öğretmek Görsel tanıma fikri, 1950’lerin yapay zekâ çalışmalarına kadar uzanır. O dönemde bilgisayar bilimciler, insan beyninin sinir ağlarını taklit eden sistemler geliştirmeye çalışıyordu. 1960’larda Frank Rosenblatt’ın geliştirdiği “perceptron” modeli, makinelerin görsel verileri sınıflandırabileceğini göstermişti. Ancak bilgisayar gücü ve veri miktarı yetersiz…
12 YorumGörevsizlik Kararı Hangi Hallerde Verilir? — Toplumun Görünmeyen Görev Dağılımı Üzerine Sosyolojik Bir Okuma Toplumsal Yapıların Sessiz Kararları Bir sosyolog olarak gözlemlerim hep aynı soruya çıkar: Toplum, bireye ne zaman “senin görevin bu değil” der? Görevsizlik kararı yalnızca hukukun bir kavramı değildir; aynı zamanda toplumun görünmez mekanizmalarında sıkça tekrarlanan bir yargıdır. Bir mahkeme, önündeki davada yetkisiz olduğunu söyleyebilir; ama aynı şeyi, toplum da bireylerine söyler — bazen bir kadına “senin yerin orası değil” derken, bazen bir erkeğe “bu konu senin işin değil” diyerek. Bu nedenle görevsizlik kararı, hukukun ötesinde, kültürel düzenin aynasında yankılanan bir olgudur. Toplumsal normlar, tıpkı yargı sisteminin…
6 YorumGren Nasıl Yok Edilir? Toplumsal Normlar ve Cinsiyet Rolleri Üzerine Sosyolojik Bir İnceleme Toplumun içinde yaşayan bir araştırmacı olarak, bireylerin gündelik yaşamda karşılaştıkları sınırları — kimi zaman görünmez, kimi zaman açıkça belirgin “gren”leri — anlamak her zaman ilgimi çekmiştir. “Gren” yalnızca bir renk değil, toplumsal bir metafordur; bazen bastırılmış duyguların, bazen de toplumun bireyler üzerindeki sessiz baskısının sembolüdür. Bu yazı, “gren nasıl yok edilir?” sorusunu fiziksel bir dönüşümden çok, sosyolojik bir çözümleme olarak ele alır: bireylerin ve toplumsal yapıların iç içe geçtiği bir alanın derinliklerine inmeyi amaçlar. Toplumsal Yapıların Görünmeyen Renkleri Toplum, bireylerin birbirine temas ettiği, kimliklerin inşa edildiği bir…
10 YorumEn Çok Kalsiyum Nede Var? Beslenmenin Ötesinde Bir Eşitlik Meselesi Bazı sorular ilk bakışta yalnızca sağlıkla ilgilidir gibi görünür. “En çok kalsiyum nede var?” dediğimizde çoğumuzun aklına süt, peynir ya da badem gelir. Ama biraz derin nefes alıp bu soruya başka bir pencereden bakarsak, aslında toplumun, cinsiyet rollerinin ve eşitliğin de bir parçası hâline gelir. Çünkü beslenme sadece fiziksel değil, kültürel, ekonomik ve sosyal bir meseledir. Ve kalsiyum da tıpkı bu dinamikler gibi, hayatın her katmanında görünmez ama belirleyici bir rol oynar. Kalsiyumun Temelleri: Sadece Kemik Değil, Denge Kalsiyum, vücudumuzun en temel yapı taşlarından biri. Kemikler, dişler, sinir sistemi, kaslar,…
6 YorumB Tipi Kişilik Ne Demek? Mitleri Yıkmanın Tam Zamanı Net konuşacağım: “B tipi kişilik” etiketini, tembel-ama-mutlu romantizmiyle pazarlayan her söyleme kuşkuyla bakıyorum. Çünkü bu etiket, göründüğü kadar masum değil. Çalışma hayatında performansı, sağlığı ve karakteri iki harfe indirgemek—A ya da B—hem bilimsel olarak gevşek, hem de insanı küçülten bir alışkanlık. Hadi bu kalıbı sökelim; güçlü yanlarını değil, zayıf eklemlerini kurcalayalım. B Tipi Kişilik: Tanımın Rahatlığı, Gerçeğin Belirsizliği Basit tarif şudur: A tipi “hırslı, aceleci, rekabetçi”; B tipi “sakin, rahat, kaygısı düşük.” Kulağa hoş geliyor—ta ki gerçek hayata çarpana kadar. Çünkü “B tipi” çoğu zaman A tipinin yokluğu olarak tanımlanır; bağımsız,…
Yorum Bırak